Velayet Kararında Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Türk Medeni Kanunu ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin temel ilkesi, velayete ilişkin tüm kararlarda 'çocuğun üstün yararının' esas alınmasıdır. Bu ilke; çocuğun fiziksel, ruhsal, duygusal ve sosyal gelişimini en iyi sağlayan ebeveynin velayete uygun olduğunu söyler. Maddi imkân tek başına belirleyici değildir; ebeveynin çocuğa zaman ayırabilme kapasitesi, çocukla kurduğu duygusal bağ, eğitim ve sağlık takibi ön plandadır.
İzmir aile mahkemelerinde velayet uyuşmazlıklarında sosyal-ekonomik durum araştırması (SED), pedagog/psikolog raporları ve okul-kreş görüşleri delil olarak alınır. Mahkeme gerektiğinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü uzmanlarından rapor ister. 8 yaşını dolduran çocuğun görüşü mutlaka dinlenir; küçük çocuklar için uzman gözleminde aile değerlendirmesi yapılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerleşik içtihatları, 0-3 yaş çocuklarda anne bakımına muhtaçlık karinesini güçlü tutar. 3-8 yaş arası dönemde çocuğun bağlandığı ebeveyn, alıştığı yaşam düzeni ve sosyal çevresi öne çıkar. Ergenlik döneminde ise çocuğun iradesi ve okul-arkadaş çevresi büyük ağırlık taşır.